Türkiye'de IRB Yaklaşımı için sağlam bir temel oluşturma

Mar 23, 2016 – Sufyan Khan, Satış Öncesi İşlemler Sorumlusu, EMEA

Türkiye Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), kredi riskine Dahili Derecelendirmeye Dayalı (IRB) Yaklaşım kullanımına izin verme planlarında mesafe kat etmiştir. Uzun süredir Standart Yaklaşımı kullanmakta olan çoğu banka, risk AxiomSL | Inside View - Turkeykonusunda daha hassas IRB modellerine geçiş ile sermaye gerekliliklerini azaltma konusunda oldukça istekli bir tutum sergilemektedir. Ancak bunu yapmak için işletim konusunda bir dizi zorlukla da baş etmeleri gerekmektedir.
IRB Yaklaşımı, Standart Yaklaşımdan daha fazla adım içermektedir. Örneğin, bankaların riske dayalı sermayelerini hesaplayabilmeleri için öncelikle temerrüde düşme olasılıklarını (PD) daha sonra da risk ağırlıklı kalemlerini (RWA) hesaplamaları gerekmektedir. Bu da Standart Yaklaşımdan çok daha fazla modelin ve çok daha fazla verinin kullanılmasını gerektirir.
Bankalar, çok daha basit olan Standart Yaklaşım idaresinde çalışma sayfaları ve taktiksel sistemler kullanma konusunda aşinalık kazanmıştır. Ancak IRB Yaklaşımını benimsemeleri halinde bu artık mümkün olmayacaktır: ilgili veri hacmi ve model sayısı, bankların tüm süreci otomatikleştirmesini gerektirecektir. Bu aşamada, bankaların bunu nasıl yapacağına karar vermesi gerekmektedir.

Yama yaklaşımı

Diğer yetki alanlarındaki bankalar, IRB hesaplama sürecinin farklı aşamaları idare edebilmek için bağımsız araçların yama ile bir araya getirildiği bir yaklaşım kullanmaya karar verdikleri için ciddi zorluklarla baş etmek zorunda kalmıştır: PD hesaplaması için bir araçları, RWA’lar için başka bir araçları ve riske dayalı sermaye için de başka bir araçları bulunmaktaydı. Bu bankaların farklı araçlar arasında entegrasyon katmanları oluşturması gerekiyordu. Bu tür bir kurulum sermaye ve işletim maliyetlerini artırmanın yanı sıra şeffaflığı azaltmakta ve entegrasyon hatalarının görülme olasılığını artırarak değişim sürecini çok daha zorlaştırmaktaydı.
Bu sorunlardan kaçınmak için, Türkiye’deki bankalar, IRB Yaklaşımı için gerekli farklı modeller ve verilerin tamamını destekleyebilecek tek bir hesaplama platformu kullanmalıdır. Bu türde bir platform, bankaların PD hesaplaması çıktılarını otomatik olarak RWA hesaplamalarına ileterek riske dayalı sermaye rakamlarını gerçek anlamda kesintisiz bir süreç yoluyla hesaplayabilmelerini sağlayacaktır.
Bankalar, yatırımdan elde edecekleri kazancı en üst düzeye çıkarmak için aynı platformun Uluslararası Mali Raporlama Standardı 9 (IFRS 9) gibi diğer IRB dışı modelleri destekleyebilmesini sağlamalıdır. IRB Yaklaşımı gibi hem mali veriler hem de model verileri gerekli olduğundan, bunlardan ikincisi özel olarak geçerlidir.

Veri kökeni

IRB modellerinin yönetilmesi için tek bir stratejik platform kullanan bankalar, maliyetleri ve hata olasılığını azaltmanın yanı sıra, IRB modellerinin veri kökeni bilgilerinin eksiksiz bir şekilde sunulmasından da faydalanacaktır. Bu durum özellikle, bu yılın başlarında Basel Komitesi Banka Denetimi 239 (BCBS 239) ilkelerinin uygulanmaya başlamasıyla özel önem kazanmaktadır. Bu durum, BDDK’nin yerel sistemik önem taşıyan bankalar (D-SIB’ler) üzerindeki denetimi sıkılaştırması nedeniyle de büyük önem taşımaktadır. D-SIB’ler, düzenleyici kurumların yönelttiği sorulara hızlı bir şekilde yanıt verebilmek için kaynak sistemlerinden nihai hesaplamalara ve raporlara giden görsel bir veri haritasına ihtiyaç duyar.
Son olarak, Türkiye’deki bankalar IRB yaklaşımını uygulamaya başladıkları bu süreçte, kullandıkları düzenleyici unsur hesaplama ve bildirme platformunun esnekliğini de göz önünde bulundurmalıdır. Bu husus, değişikliklerin yalnızca mevcut gerekliliklere uygulanması açısından değil, aynı zamanda yeni gerekliliklerin sunulması (kik D-SIB’ler için durum böyle olacak gibi görünmektedir) açısından da önem taşımaktadır.
Günümüzde, piyasada bulunan çoğu hesaplama ve bildirim aracı, bankaların verilerini elde etme, dönüştürme, yükleme (ETL) süreci aracılığıyla dönüştürmesini gerektirmektedir. Bu da pazara sunum süresini kayda değer oranda artırarak toplam sahip olma maliyetini artırmaktadır. Bankalar daha hızlı yanıt verebilmek ve yeni düzenleyici teslim tarihlerine hazır olabilmek için dönüştürme öncesi dönemden geçmek yerine verilerini istedikleri biçimde yüklemelerine olanak tanıyan esnek veri modelli bir platform kullanmalıdır. Bankalar, ayrıca kullanacakları veri tabanını seçme esnekliğine de sahip olacaktır; bu seçim düzenleyici unsur hesaplama ve bildirme platformu tarafından yapılmamalıdır.
IRB Yaklaşımının Türkiye’de tanıtılması, bankaların sermaye gerekliliklerini azaltabilmesi için harika fırsatlar sunmaktadır. Sıra, bankaların bu fırsatlardan faydalanabilmek üzere sağlam temeller oluşturmasında.



We use cookies in order to give you the best possible experience on our website. By continuing to use this site, you agree to our use of cookies.
Accept